Kaleiçi Hakkında

Kaleiçi Hakkında

Kaleiçi Hakkında

Adalya Port Hotel 0 Yorumlar 8 Şubat 2018, Perşembe

Bölgedeki insan varlığı Antalya’nın 30 km kuzeyindeki Karain Mağarası ile günümüzden 500 000 yıl (!) öncesine uzansa da; Kaleiçi’nin bilinen iskanı ancak günümüzden yaklaşık 2500 yıl önce gerçekleşmiştir. Doğal ve korunaklı bir limanın varlığı, alanın henüz Klasik Dönem’de iskan edilmesinde etken olmuştur.

Günümüzde Doğu Garajı olarak adlandırılan mevkide saptanan çok sayıdaki mezar, Kaleiçi’nde adı tam saptanamayan daha küçük bir yerleşimin (Korykos?) varlığını kanıtlamaktadır. Apameia Barışı (İ.Ö. 188) sonrasında Bergama Krallığı’nın egemenliğine bırakılan Pamphylia Bölgesi yerleşimlerinden biri olan Attaleia, Kral II. Attalos Philadelphos’un (İ.Ö. 159- 138) başa geçmesinin hemen ardından onun adını taşıyan bir kent olarak kurulmuştur. Antik Dönem’de Likya, Pisidya ve Pamphylia olarak adlandırılan 3 bölgenin kesişme noktasındaki uygun coğrafi konumu, çevresindeki verimli topraklar ve Doğu Akdeniz’e açılan önemli limanı yer seçimde etken olmuştur.

İ.Ö. 133 yılında Bergama Kralı III. Attalos’un ölümü sonrası Roma egemenliğine miras bırakılan kent, kısa süreli olarak Kilikya korsanlarının eline geçer. Kent, misyonerlik seyahatinde Aziz Paulus, İ.S. 130 yılında İmparator Hadrianus tarafından ziyaret edilir. Kaynaklarda çeşitli piskoposlarla anılan kent Erken Hıristiyanlık Dönemi’nde Batı Pamphylia’nın en önemli yerleşimleri arasındadır. Korunaklı konumu ve güçlü sur duvarları sayesinde, İ.S. 7. yüzyılda başlayan Arap ve Pers akınları sırasında çevrede terk edilen bir çok kentin tersine bu tehditlere dayanır ve İ.S. 9. ve 10. yüzyılda daha da güçlendirilen savunma sistemi sayesinde bölgenin en güvenli kenti haline gelir.

İ.S. 11. yüzyılda Metropolit ünvanına layık görülür. İ.S. 13. yüzyıl başlarında Selçuklu Sultanı I. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından ele geçirilerek kuleleri ve surları bir kez daha güçlendirilen yerleşim, limanı ile bu dönemde de önemli bir ticaret kentidir. 14. yüzyıl başlarında Hamidoğulları Hanedanı ile Kıbrıs Krallığı arasında el değiştiren kent aynı yüzyılın sonunda I. Yıldırım Beyazıt döneminde Osmanlı egemenliğine girer. Önce Kütahya Eyaleti’ne, daha sonra Konya Eyaleti’ne bağlı bir sancak merkezi olan kentte tersane endüstrisi gelişir ve bu dönemde Adalya olarak anılmaya başlar.

16. yüzyıl başında, Osmanlılar’ın özellikle Mısır’ın fethi ile elde ettikleri Doğu Akdeniz’deki hakimiyeti sonrasında, kent ve limanı eski önemini büyük ölçüde yitirir. Antalya, 1919-1921 yılları arasındaki kısa süreli İtalyan işgali dışında tamamen Türk hakimiyetinde kalmıştır.

Yorumlar

Yorum bırak